Üç Hafta Önce Sorduk, Kadıköy'de Cevabı Geldi: Beşiktaş'ın Golcülük Sorunu Tarih Oldu
Beşiktaş yorumu | Fenerbahçe 1-2 Beşiktaş sonrası | Kadıköy, 5 Eylül 2026
Bu bir köşe yazısıdır. Yazarın kişisel değerlendirmesini içerir ve FutbolRadar'ın doğrulanmış maç verisiyle karıştırılmamalıdır.
Üç hafta önce, Beşiktaş'ın 5'te 5 yaptığı ama sadece altı gol attığı bir tabloya bakıp şunu sormuştuk: bu takımın kimliği ceza sahasında ne zaman belli olacak? Kadıköy'de oynanan sezonun ilk derbisinde, o soru mümkün olan en yüksek sesle cevaplandı.
Üç hafta önce sorduğumuz soru
17 Ağustos'ta yayımladığımız değerlendirmede, Beşiktaş'ın savunmada gösterdiği sağlamlığın altını çizmiş ama net bir uyarı yapmıştık: kadroya Vlahovic ve Trossard gibi isimler katılmışken sadece altı gol atmak, bahane dönemini kapatıyordu. O yazıda kullandığımız cümle netti: bu takımın kimliği önümüzdeki yirmi günde ceza sahasında belli olacaktı.
O yirmi günün en kritik akşamı Kadıköy'dü ve cevap tam da aranan yerden geldi.
Kadıköy'de gelen cevap
Beşiktaş, deplasmanda oynadığı ve Fenerbahçe'nin erken golle öne geçtiği bir derbide panik yapmadı. Rıdvan Yılmaz'ın 38. dakikadaki eşitlik golü, takımın maça tutunma iradesini gösterdi. Ama asıl mesaj 73. dakikada verildi: Orkun Kökçü'nün pasıyla buluşan Dusan Vlahovic, sakin bir bitirişle topu ağlara gönderdi ve Beşiktaş'ı 2-1 öne geçirdi. Yazın kulübe kazandırılan bir santrforun, sezonun en büyük maçında attığı ilk derbi golüydü bu.
Üç hafta önce sorduğumuz soruya bundan daha net bir cevap zor bulunurdu: kadroya yapılan yatırım, tam da gerektiği anda, tam da gerektiği yerde karşılığını verdi.
Bir golden fazlası: karakter
Bu galibiyeti sadece bir golle açıklamak eksik olur. Beşiktaş, deplasmanda 1-0 geriden gelerek kazandı; bu, kolay tekrarlanan bir senaryo değil. Rıdvan Yılmaz, eşitlik golünü attıktan sonra sakatlanarak oyunu bırakmak zorunda kaldı ama o dakikaya kadar sahaya bıraktığı her şeyi bıraktı. İkinci yarıda Milan Skriniar ile yaşanan gerginlik ve çıkan sarı kartlar derbinin sinirsel ağırlığını artırdı; Beşiktaş bu ortamda dağılmak yerine konsantrasyonunu 73. dakikaya kadar korudu.
Bir takımın karakteri, işlerin kolay gittiği maçlarda değil, tam olarak böyle akşamlarda ölçülür.
İtaliano'nun kazandığı güven
Bu galibiyetin bir de teknik adam boyutu var. Vincenzo Italiano, göreve geldiğinden bu yana kurduğu oyunun meyvesini, kariyerinin Beşiktaş'taki ilk derbisinde, en zor koşullarda aldı: deplasmanda, geriden gelerek. Üç hafta önce sorguladığımız üretkenlik sorununu çözmek için sahaya sürdüğü isimler -Vlahovic, Trossard, Orkun Kökçü- derbinin üç golünün ikisinde doğrudan rol oynadı. Bu, tesadüf değil, yaz aylarında kurulan planın sahaya yansımasıydı.
FutbolRadar'ın okuması
Üç hafta önce yazdığımız satırları hatırlamakta fayda var: bahane dönemi kapanmıştı ve bu takımın kimliği ceza sahasında belli olacaktı. Kadıköy'de gördüğümüz kimlik, umut verici bir kimlikti — geriden gelebilen, baskı altında dağılmayan ve en büyük maçta en büyük ismini öne çıkarabilen bir takım. Elbette tek bir derbi galibiyeti, sezon başındaki üretkenlik sorusunu tamamen kapatmaz; Beşiktaş'ın ligin alt sıralarındaki rakiplere karşı da aynı golcülük kalitesini göstermesi gerekecek. Ama sorulan soruya, sorulabilecek en büyük sahnede, en doğru isimden gelen bir cevap alındı.
Beşiktaş bu galibiyetle puanını 9'a çıkardı ve derbiyi kazanan taraf olarak sezona güçlü bir mesajla devam ediyor. Maçın tüm detayları için derbi yorumumuz ve Beşiktaş'ın güncel puan durumu sayfası incelenebilir; üç hafta önceki değerlendirmemiz ise burada duruyor.