Celtic Park'tan Avrupa'daki Seyirciye: Futbolun Ortak Dili 3-2'de Konuştu
Avrupa'daki ekran da tribündür: Celtic Park 3-2'sinden diasporaya sesleniş.
Bu bir köşe yazısıdır. Yazarın kişisel değerlendirmesini içerir ve FutbolRadar'ın doğrulanmış maç verisiyle karıştırılmamalıdır.
Avrupa'da bir akşam. Berlin'de bir oda, Rotterdam'da bir kafe, Londra'da bir pub, Viyana'da bir mutfak masası. Ekran aynı; kalp başka yerde atıyor. Celtic Park'ta düdük çaldı ve UEFA Avrupa Ligi lig aşaması 4. haftasında Celtic, Beşiktaş'ı 3-2 yendi.[1][2][3] Bu yazı skor tablosunu ezberletmek için değil. Bu yazı, o skoru Avrupa'nın neresinde izlediyseniz, size seslenmek için.
Bu yorum: Futbolun ortak dili, pas yüzdesinde değil; aynı anda ayağa kalkan iki tribünde, aynı anda tutulan nefeste konuşur.
Celtic Park'ta beş gol, tek dil
Devre 0-0 bitti. Beş golün beşi ikinci yarıda geldi.[1][2] Anadolu Ajansı, CNN Türk ve BBC'nin kayıtlarıyla sıra şöyleydi: 54'te Junior Olaïtan (0-1), 62'de Callum Osmand (1-1), 78'de Camilo Durán (2-1), 86'da Orkun Kökçü (2-2), 87'de yeniden Durán (3-2).[1][2][3] Penaltı 52. dakikada Lotomba'nın Poku'ya müdahalesiyle çıktı; Johnstone penaltıyı kurtardı, ribaundu Olaïtan çevirdi.[1][2]
BBC'nin maç istatistiklerine göre top Beşiktaş'taydı: topla oynama yüzde 38,5'e 61,5; şut 10'a 15; rakip ceza sahasında topla buluşma 13'e 32.[1] Skoru yazan ise 61. dakika civarında Osmand, Durán ve Donovan'ı birden oyuna süren Celtic oldu.[1] Beşiktaş lig aşamasındaki ilk yenilgisini aldı; 7 puanla 8. sırada kaldı. Celtic 3 puanla 32. sıraya çıktı.[1][3]
Bu yorum: Avrupa'nın herhangi bir şehrinde o gece ekran başında olanlar için asıl cümle skor değil. Asıl cümle şu: topu tutan taraf ile skoru tutan taraf aynı olmayabiliyor — ve o gerilim, dil fark etmeksizin aynı yerde hissediliyor.
Diasporanın tribünü: stadyum dışında da ses var
Celtic Park'ın çimeni Glasgow'da. Ama o gecenin sesi yalnızca İskoçya'da kalmadı. Avrupa'da yaşayan Türk futbolsever için Beşiktaş'ın deplasmanı, yalnızca bir sonuç satırı değil; aidiyetin canlı yayınıdır. Nostalji burada eski bir fotoğraf değildir. Nostalji, maç günü saatinin TSİ'ye çevrilmesi, arkadaş grubunun mesajlaşması, gol anında odanın bir anda tribüne dönmesidir.
Maçın hakemi Alman Sascha Stegemann'dı.[2][3] Bu ayrıntı soğuk bir künye gibi durur. Oysa Avrupa'daki seyirci için başka bir kapı açar: düdüğü çalan da, skoru yazan da, ekranı izleyen de aynı kıtada. Futbol, Türkiye ile Avrupa arasında bir sınır çizmez; bir köprü kurar. O köprünün bir ucu Tüpraş'ın ışığında, diğer ucu Celtic Park'ın gürültüsünde, ortası ise sizin oturma odanızdadır.
Bu yorum: Diasporanın tribünü bilet kesmez; ama maç bitince boğazındaki yumruyu, yerli tribünden daha uzun taşır.
Avrupa ile Türkiye arasında bağ: ortak dil golde konuşur
Maç önü yazımızda asıl maçın 46. dakikada başlayacağını söylemiştik. Sonuç o uyarıyı doğruladı: ilk yarı 0-0, sonra kaos.[1][2] BBC'ye göre Celtic'in eşitlik golü, Osmand oyuna girdikten 43 saniye sonra geldi.[1] Kökçü sakatlık arasından dönüp gol attı; 87. dakikadaki Durán vuruşu o golü yetmez kıldı.[1][2][3]
İşte Avrupa–Türkiye bağı burada somutlaşır. Bir yanda Glasgow'un yeşil-beyaz korosu, öbür yanda siyah-beyaz deplasman umudu; ikisinin arasında ise istatistiğin ötesinde bir şey vardır: aynı anda sevinen ve aynı anda yıkılan insanlar. Orkun'un şutu Berlin'de de, Bursa'da da aynı saniyede ayağa kaldırır. Durán'ın 87'si Londra'da da, Beşiktaş'ta da aynı saniyede oturtur.
Takımın form çizgisi ve Avrupa tablosu için Beşiktaş takım sayfası, Beşiktaş form durumu ve maç sonu yazımız duruyor. Köşe yazıları sayfası da bu bağın arşividir.
Bu yorum: Avrupa kupası maçı, yalnızca kulüplerin puan hesabı değildir; kıta ile ülke arasında konuşulan ortak dilin gecelik sınavıdır.
Bu site, o ortak dilin masası
futbolradar.com'u Türkçe ve İngilizce okuyan herkese, özellikle Avrupa'dan bakan seyirciye şunu demek istiyorum: Siz uzakta değilsiniz. Maç günü trafiğinin bir kısmı sizin saatinizden, sizin ekranınızdan, sizin özleminizden geliyor. Bu yazı da o yüzden iki dilde düşünüldü — çünkü Celtic Park'ta konuşulan dil ile sizin mutfağınızda tutulan nefes aynı maça aittir.
BBC'nin tablosuna göre Beşiktaş hâlâ doğrudan tur hattının içinde; Celtic ise ilk üç puanını bu gece aldı.[1] Hikâye bitmedi. Bitmeyecek. Avrupa Ligi haftaları geldikçe soru yeniden sorulacak: Top kimde, skor kimde, tribün neresinde?
Bu yorum: Avrupa'daki futbol seyircisine seslenirken skor ezberletmiyoruz. Aidiyet hatırlatıyoruz. Çünkü bu oyunda en uzun süren şey, kazanılan üç puan değil; paylaşılan dil.
*Köşe Yazısı — bu yazı kanaat içerir; "bu yorum" ile başlayan cümleler yazarın değerlendirmesidir.*